Meyraland | Bir meydan hikayesi: Yükseliş, çöküş ve zirve
15753
post-template-default,single,single-post,postid-15753,single-format-gallery,qode-listing-1.0.1,qode-social-login-1.0,qode-news-1.0,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode-theme-ver-13.0,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.4,vc_responsive

Bir meydan hikayesi: Yükseliş, çöküş ve zirve

Her şehrin kendine ait rotaları vardır, siz de ona uyarsınız ‘yapmazsam olmaz’ cümleleriyle birlikte. Times meydanı da işte o listelerin yıldızlı mekanlarından. Öyleyse rotamızı en turistik en kalabalık ve seyri en güzel meydana; Times’a çeviriyoruz.

Times meydanı 40.-  53. sokak ve 6.-9.cadde arasında olan bölgeye deniliyor. Geniş bir alana yayılmış gibi görünse de meydan denilince akla ilk gelen görüntü, bol ışıklı reklam panoları ve simge haline gelmiş üçgenimsi bina oluyor. (Üçgenimsi: One Times Square)  Mağazalarla dolu meydanın ara sokakları da o meşhur Broadway’e ev sahipliği yapıyor. Çeşitli müzikallerin ve tiyatroların afişlerine baka baka (bence iç geçire geçire daha doğru) geziyorsunuz. Gerçi bir müzikalin ortaya çıkış maliyetinin 10 milyon dolar olduğunu öğrendiğimden beri bilet fiyatlarından çok yakınmıyorum (?) neyse bunu ayrı bir konuya saklıyor ve meydanın yakınlarında bulunan bir diğer meşhur binamız The New York Times gazetesine geçiyoruz. Kendisinin önemi oldukça büyük, zira gazetenin başarısı ‘Longace’ adındaki meydanın Times diye anılmasına sebep olmuş. Bu da zaman olarak 1904’lu yıllara denk geliyor.

Gazetenin başarısı adını meydana vermekle kalmamış aynı zaman da Times’taki meşhur yeni yıl kutlamalarının da öncüsü olmuş. Gazetenin sahibi hem gazetesinin yeni yaşını kutlamak hem de meydandaki tanınırlığını daha da arttırmak için tüm gün süren sokak festivali organize etmiş, geceyi de havai fişeklerle taçlandırmış. Yaklaşık 200 bin insanın katıldığı bu etkinliğin günümüzdeki katılımcı sayısı 1 milyon! Eğer yılbaşı gecesini Times meydanında kutlamak isterseniz bilginiz olsun; o gün sırt çantası ve alkol ile meydana giremiyorsunuz. Güvenlik önlemlerinin yoğunluğunu ise hayal gücünüze bırakıyorum.

Yüzyıldır süren yılbaşı geleneği: Ball-lowerıng

1907 yılında yani meydanda yılbaşının kutlanmasından 2 yıl sonra şehir, havai fişek gösterisini yasaklar. Bunun üzerine gazete sahibi yeni bir fikir geliştirir ve kocaman parlak bir top yaptırıp onu binanın en tepesine yerleştirir. Saatler 23:59’u gösterdiğinde o devasa top 1 dk boyunca aşağıya doğru yavaşça iner ve günümüze kadar yılbaşı kutlamalarının simgesi haline gelir. (Videolarını izlemek isterseniz ball- lowering diye aratabilirsiniz) Bu arada top indirme olayı eski zamanlarda denizcilerin kendi aralarında yaptığı bir çeşit anlaşma diliymiş yani abimiz yeni bir şey keşfetmemiş ama güzel yorumlamış.

Büyük Buhran ve Disneyland etkisi 

1.dünya savaşı başlarında Times meydanı tiyatrolarıyla meşhurdu ve çok fazla ziyaretçisi vardı. Bu durum reklam panoları için meydanı  ideal bir yer haline getirdi ve 1917’de ilk büyük ekran billboard kuruldu. (sonrası malum) 30’lu yıllarda ortaya çıkan Büyük Buhran’dan tiyatro da nasibini aldı ve hızlı bir düşme yaşadı. O dönemlere bakınca kim n’apsın tiyatroyu diye de düşünmüyor değil insan. Bir gecede borsa çökmüş, binlerce iş yeri kapanmış, bankalar batmış,  milyonlarca insan işsiz, paranın değeri yok, yiyecek içecekler takasla halledilmeye çalışıyor. Hatta o dönemin durumu en iyi özetleyen ikonik fotoğraflarından biridir; yüzünü saklayan bir anne, 4 çocuk ve çocuklarının satışta olduğunu yazan bir pankart… 24 Ekim 1929 da başlayan Büyük Buhran tarihte adını ‘Kara Perşembe’ olarak alıyor. Amerika’yla başlayan bu kriz Avrupayı da kısa sürede etkiliyor ve ülkesine göre atlatması yıllar sürüyor.

2.dünya savaşından sonra meydan yeniden hareketlenmişti, tiyatrocular da ziyaretçi çekmeye başlıyordu ta ki 60’lı yılların sonuna kadar. Meydan bu defa tam tersi bir istikamette nam salmaya başlıyor. Ucuz film, otel ve lokantaların yanı sıra uyuşturucu, fuhuş gibi ortamların ana merkezi haline geliyor. 70’li yıllarının ortalarına kadar turistler suç batağındaki Times meydanından uzak duruyor.
Yaklaşık 30 yıl önce Disneyland mağazasının Times meydanında dükkân açması farklı bir etki oluşturuyor ve başka firmalarda geliyor. Zamanla kitle değişiyor ve günümüzde tamamen turistlerin gitmekten keyif aldığı, yerlilerin uğramadığı, kalabalık, karmaşık, bol ışıltılı, gürültülü bir meydan haline geliyor 🙂

Özetle meydan, gece ve gündüz ayrı ayrı görülmesi gereken mekanlardan. Kalabalığı insanı ilk başta yorsa da zamanı ve vakti olanlar için söylüyorum: Bir içecek ısmarlayın kendinize, merdivenlerde bir yer bulup oturun ve seyredin; Show yapan dansçıları, fotoğrafçıları, bin bir çeşit turisti, turuncu kıyafetleriyle Budistleri, kipalarıyla Yahudileri, pagdileriyle Hintlileri… Kısacası herkesi izleyin. Her insan  ayrı bir alem. Çeşit çeşitiz ve böyle pek bi güzeliz 🙂