Meyraland | Vakit’in nakit olduğu dizi: La Casa De Papel
15725
post-template-default,single,single-post,postid-15725,single-format-gallery,qode-listing-1.0.1,qode-social-login-1.0,qode-news-1.0,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode-theme-ver-13.0,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.4,vc_responsive

Vakit’in nakit olduğu dizi: La Casa De Papel

(1.sezon final bölümünden bir adet ciao bella)

Bol aksiyonlu, 19 bölümlü dizi izlemek isteyenleri buraya alalım. Konumuz alanında uzman bir grup suçlunun darphaneyi soymasıyla ilgili. Belki ‘soymak’ kısmı tam gerçeği anlatmıyor olabilir zira sadece kendi paralarını basmak için darphaneyi kullanıyorlar, çalmıyorlar! (dizideki söylemlerden etkilenilmiş cümle) Özetlersek eğer: İçeride bir grup soygun ekibi var rehinelerle birlikte, bir de dışarıda onlara talimat veren, polislerle muhatap olan süper zeki bir profesörümüz var. Bu profesör abimiz çocukluğunu hastane odalarında, kitaplarla geçirmiş biri. Yıllarca bu mesele üzerinde kafa yormuş, ince ince planını yapmış hatta yıllar öncesinden tünel bile hazırlatmış sonrasında ekibi bir araya getirmiş. Baskından önce bir evde 5-6 aylık bir hazırlanma süreçleri oluyor. Burada profesör ekibe yaşanabilecek tüm olasılıkları anlatıyor, yaralanmalara karşı sağlık eğitimi bile veriyor. Geriye ise sadece darphanede 1 milyar Euro basacak kadar zaman geçirmek kalıyor. Yani bir anlamda bu dizide vakit gerçekten nakit.

Netflix’de sadece 1.sezon var yani 13 bölüm. (2. Sezonu başka kanallardan bulabilirsiniz) İlk 13 bölüme gelirsek atladığım kısımlar elbette oldu bazen gereksiz uzatmalar da yok değildi ama her şeye rağmen kesinlikle o heyecan bitmiyor. Bir sonraki bölüme hemen geçiyorsunuz. 1.sezonun finali ise tam kalpten vurulmalık. Ciao bella şarkısı uzun süre dilinizden düşmeyebilir. Bence en bomba kısımdı.

2.sezona gelirsek, 6 bölüm sürmesi harikaydı. Fazlası korkunç olurdu. Doğal olarak daha aksiyonluydu. Sonunu her ne kadar çoook farklı hayal etsem de gene de insanı memnun ediyor.

Spoiler vermeden yazı yazmak çok zormuş ama ‘söylemeden geçemeyeceğim‘ kısımlara geldik bile:

-Berlin, en nefret edilen karakter sendin ama gider ayak en sevilen oldun, büyüksün.

-Profesör insan psikolojisinden iyi anlıyor, verin ülkeyi yönetsin.

-Güzel son ama eksik. Biraz daha fazla bilgi verebilirlerdi.

-Ara sıra gözlerimi ekrandan ayırmak, telefonuma fln bakmak istiyordum ama İspanyolca konuşmaların hiçbir anlam ifade etmemesi hayatın acı bir gerçeğiydi.